Koronavirüsle ilgili çalışmalara pandeminin dünyaya yayıldığı ocak ayında başlayan BioNTech firmasının kurucuları arasında Türk doktorlar da bulunuyor.
Bu Türk doktorlar arasında özellikle iki isim Covid-19 aşısının geliştirilmesi sürecinde belki de milyonların hayatını kurtaracak bir yeniliğe imza attı.
Türk hekimler Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci, koronavirüs aşısının geliştirmesinde kullandıkları mRNA teknolojisi üzerinde yaklaşık 25 yıldır çalışıyor.
Diğer doktorlar tatile çıkmayı planlarken, Doktor Şahin aşı çalışmalarını hızlandırdı
Doktor Şahin ve Türeci, BioNTech yönetim kurulu toplantısında Covid-19 ile ilgili acil bir şekilde çalışmalara başlanılması gerektiği konusunda baskı yapmasaydı, belki de Pfizer- BioNTech ortaklığındaki çalışmalar bu kadar hızlı sonuç vermeyecekti.
Ocak ayında Çin’de ölümcül bir virüsün ortaya çıktığı haberini alan Doktor Uğur Şahin, kendisine gelen bilgiler doğrultusunda Covid-19 virüsünün aylar öncesinden bir pandemiye dönüşeceğini öngörmüştü.
Meet Dr. Ugur Sahin & Dr. Özlem Türeci, the German scientists (both children of Turkish immigrants!) poised to deliver the #COVID19 vaccine we're all longing for. Here's the story of how @BioNTech_Group became a leader in the vaccine race: https://t.co/hLSjYihS5U pic.twitter.com/qDk2JqnJKi
— VKJudit (@VKJudit) October 22, 2020
Covid-19 aşısını geliştiren ekibin başında Türk hekimler Uğur Şahin (solda) ve eşi Özlem Türeci (sağda) bulunuyor. İki isim BioNTech’deki hisseleri sayesinde Almanya’nın en zengin ilk 100 kişisi arasına girdi.
BioNTech SE’de çalışan diğer doktorlar kayak yapmak için tatile çıkmaya hazırlanırken Türk doktorlar Şahin ve Türeci, yönetim kurulunu ivedi bir şekilde toplayıp firmanın kanser araştırmalarına ara vermesini ve ekibin tüm çalışmalarını koronavirüse odaklanmasını sağladı.
Doktor Uğur Şahin o dönemi şöyle özetliyor, “Bazı isimleri ikna etmemiz gerekti. Çin’de yaşananların bizi etkilemeyeceğini düşündüler.”
Pfizer-BioNTech ortaklığı 2017’de başladı
BioNTech-Pfizer ortaklığı aslında 2017 senesine dayanıyor. Doktor Şahin ve Alman partneri Doktor Kathrin Jansen, kişisel bağlarını kullanarak söz konusu dönemde Pfizer’in New York’taki merkezinde firmanın yetkilileriyle bir araya geliyor. İkili, Pfizer yetkililerini “potansiyel bulaşıcı hastalıklara karşı bir tedavi yöntemi” geliştirme konusunda ikna etmiş.
2018 Ağustos ayındaysa o zamana kadar yapılan çalışmaların hedefi “bir aşı geliştirme” şekline doğru evrilmiş. Covid-19 pandemisi başladıktan sonra ise tüm çalışmalar koronavirüs aşısına odaklanmış.
BioNTech, aşı geliştirme çalışmalarında mRNA teknolojisini kullanmaya karar vermiş. Bu teknoloji kısaca “hücrelerde virüse karşı bağışıklık sistemini geliştirmek için protein oluşturma” temeline dayanıyor. Alman Doktor Jansen ilk başlarda tereddütte olduklarını belirterek, “Her yeni teknolojide olduğu gibi, mRNA’nın da bilimsel olarak kanıtlanması gerekiyordu ve o zamanlar RNA teknolojilerinin bulaşıcı hastalıkları önlemede etkili olabileceğine dair çok az kanıt vardı. Ancak RNA’nın mevcut tedavi yöntemlerine karşı potansiyeli daha yüksekti.” diyor.








