Tescilli güzellerden, podyumların en beğenilen mankeni Çağla Şıkel, bir dönem bronz teniyle oldukça dikkat çekiyordu. Yaz-kış koyu renkli tenle görünen Şıkel, son dönemde bu görüntüsünden uzaklaştı. Şimdilerde ünlü mankene özellikle şu soru çok sorulur olmuş: “Ne yaptın da ten rengin açıldı?”
Şıkel’in eskiden ten rengini değiştirmek için büyük bir çaba sarf ettiğini biliyor muydunuz? Her zaman bronz teniyle görülen ünlü manken, durumu şöyle açıklıyor: “Yıllar boyunca inanılmaz güneşlendim. O zamanlarda yandığım zaman iyi göründüğümü ve güzel olduğumu düşünüyordum. Bu şimdi çok anlamsız geliyor ama o zamanlar öyle değildi tabii. Söylenenlere de kulak asmıyordum. Çok fazla güneşlenirsek cildimiz yaşlanıyor. İleride lekeler oluşabiliyor. Bunun bedelini yıllar sonra ödüyoruz.”
ZİFT RENGİNDEYDİM
Ünlü manken, teninin rengini koyulaştırmak için her zaman doğal yollara başvurmuş ama bunun için kış aylarında bile sıcak bölgelere gitmesi gerekmiş.
Şıkel, 12 ay boyunca koyu tene sahip olmasını sağlayacak bir yöntem bulduğunu şöyle anlatıyor: “Şimdi bana ‘Teninin rengini mi açtırdın?’ diyorlar ama bilmiyorlar ki ben eskiden bronzlaşmak için neler yapıyordum! Nisan ayından başlayarak eylül ayının sonuna kadar bulduğum her güneşin altına yatıyordum. Aralık gibi tenimin rengi açılmaya başladığı zaman Dubai’ye gidip oradaki 28 derece güneşten faydalanıp bir de orada yanıyordum. O da marta kadar beni idare ediyordu. Herkes beni bu nedenle sürekli koyu renkli görüyordu. Zift renginde dolaşıyordum.”
‘ÇOCUKLARDAN SONRA DURUM TERSE DÖNDÜ’
Bu durum Şıkel’in oğulları dünyaya geldikten sonra değişmeye başladı. Ünlü manken, güneşlenmeye fırsat bulamayınca normal ten rengine döndü. Tescilli güzel bu durumla ilgili de şöyle konuşuyor: “Çocuklar olduktan sonra güneşlenmeye vakit bulamadım. Çünkü sürekli onlarla vakit geçiriyordum. Sonra bu ten rengiyle kendimi iyi hissetmeye başladım. Hafif pembe olmanın bana daha iyi geldiğini gördüm. Bu kez de başladım 50 faktör koruma kullanmaya. Çocuklarla çok fazla denizde vakit geçiriyorum. Bu nedenle uzun kollu mayolar giyiyorum ya da tişörtlerle denize giriyorum. Şimdi de bronzlaşmaktan kendimi korumaya çalışıyorum.”








