Nefesi yönetmemiz mümkündür

RÜYA Acaroğlu’ndan NEFESİNE SAHİP ÇIK. Çok mu büyük dertleriniz var? Hiçbir şey geçmez gibi mi geliyor? Dünya telaşlarına yetişemiyor musunuz? Aslında hepsi bir nefes kadar. Her an onu solurken önemini unuttuğumuz bir nefes… A nefesi, B nefesi, C nefesi… Hepsi akciğer tarafından alınan ve diyaframın çalıştırıldığı aynı nefestir. Nefesi yönetmemiz mümkündür, ancak bunu sadece o nefesi alan kişi yapabilir. En iyi nefes, kişinin kendi solunum kaslarını güçlü çalıştırdığı nefestir. Mucizevi etkiler bu çalışmaların birikimi sonucunda ortaya çıkar. Durmadan kıyılara vuran dalgalar kıtaları ve coğrafyaları değiştirir. 128 SAYFA. (MÜPTELA YAYINLARI)
Sinemasal bir yolculuğa çıkmak insana iyi gelir

ARİF Kesiner’den AKŞAM ÇİCEKLERİ– Sohbet Tadında Çiçek Bar Hikâyesi. Kitapta sadece yazarın gözünden bir anlatımla buluşmuyoruz, aynı zamanda kitaba ismini veren müdavimlerin gözünden ve kaleminden aktarımlar da anlatımı zenginleştiriyor. Çiçek bahçesinden kopup gelen çiçeklerin renkleri ve kokuları dolduruyor kucağınızı, bazen güldüren bazen de hüzünlendiren anıların ışığında bir döneme tanıklık ediyorsunuz, paylaşımların, dostluğun ve bir arada olmanın ve dayanışmanın ruhu size de sirayet ediyor. Belki de en önemlisi anılarını bu kadar güzel bir bellekle bugüne aktaran yazarla bir döneme tanıklık etmek ve sinemasal bir yolculuğa çıkmak insana iyi geliyor… Size de iyi gelecek… 350 SAYFA. (LİTERATÜR YAYINCILIK)
Ankara’da esrarengiz bir cani yaşıyor

SUAT Derviş’ten ANKARA CANAVARI. “Üç gün içinde üç cinayet işleniyor; biri Etlik’te, biri Keçiören ve biri de Telsizler’de. Her üçü de aynı elle, aynı şekilde, bir silah ile yapılıyor. Maktullerin üçü de ayrı ayrı sosyal seviyeleri olan kimseler. Ankara’da müthiş bir cani yaşıyor. Esrarengiz bir cani. Güzel, küçük, sevimli ve temiz şehrimizin içinde henüz ele geçmemiş olan müthiş bir katil var ki, kurbanlarının karşısına onları ürkütmeyen bir yüzle çıkıyor. Ve onlar arkalarını dönünce vahşi bir hamle ile üzerlerine saldırıp bir hançer darbesiyle onları hemen öldürüyor.” Yazar, eşi Reşat Fuat Baraner’in hapse girmesi üzerine Ankara’ya daha sık gidip gelmeye, hatta uzun sürelerle orada yaşamaya başlar. Bu dönemde, daha sonra Ankara Mahpusu adını vereceği Zeynep İçin romanından başlayarak kurmaca evrenine Ankara’yı da katar. 280 SAYFA. (İTHAKİ YAYINLARI)
Üç öykü okuru devrim yıllarına götürüyor

ADAM Cheng’ten ÜÇ KRAL. Çağdaş Çin edebiyatının yaşayan ustalarından yazarın kitabı “Satranç Kralı”, “Ağaç Kralı” ve “Çocuk Kralı” başlıklı üç uzun öyküsünden oluşuyor. Nobel ödüllü yazar Mo Yan’in açıkça “o benim idolüm” sözleriyle selamladığı yazar bu üç öyküsünde okuru devrim yıllarına götürüyor. Mao’nun gerçekleştirdiği büyük devrimden kısa süre sonra, Çin’de de tıpkı başka ülkelerdekine benzer “mektepten memlekete” hareketi gerçekleştirilmiş ve Çinlilerin “Eğitimli Gençler” adını verdikleri lise seviyesine kadar eğitim almış gençler, yeni idealleri gerçekleştirmek ve çağdaş Çin’i inşa etmek üzere kırsal bölgelere giderler. 168 SAYFA. (KIRMIZI KEDİ YAYINLARI)
Modern bilim mitlerden neler öğrenebilir?

CLAUDE Levi Strauss’tan MİT VE ANLAM. Genel okura seslenen bu kitapta, yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Claude Lévi-Strauss, insan varoluşuna dair can alıcı sorular üzerine harcanmış bir ömrün kazanımlarını paylaşıyor. “Kaosun bir anlamı olabilir mi?” – “Modern bilim mitlerden neler öğrenebilir?” – “Yapısalcılık nedir?” gibi sorulara verdiği cevaplarda, Lévi-Strauss, açık ve kesin bir dille, insan zihninin potansiyelleri hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyen okurlara bir yol haritası sunuyor. “Lévi-Strauss’un ismini ilk kez duyan biri onun temelde ne anlattığını çabuk ve kolay bir şekilde izah etmemi istese, Mit ve Anlam’ı seçip yüksek sesle okurdum.” -Profesör Wendy Doniger. 104 SAYFA (MİNOTOR KİTAP)
Yazarın gerçekçi yönü

MEMDUH Şevket Esendal’dan OTLAKÇI-MODERN TÜRK EDEBİYATI KLASİKLERİ 46. Çoğunlukla Meslek dergisinde yayımlanan ilk hikâyelerinden örneklerin toplandığı bu kitapta yazarın gerçekçi yönünü tüm etkisiyle görüyoruz. Memduh Şevket olup biteni alaycı tavrıyla kısa ve bol diyaloglu bir biçimde hikâyeleştirir. Ona yakıştırılan “gözlemci gerçekçi”lik, okuyanda “yazma sanatı”na karşı bir ilgi, istek uyandırır niteliktedir. 176 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)



