1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Otizm nedir? İngiltere’de otizmli olmak…

Otizm nedir? İngiltere’de otizmli olmak…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Otizm çok kapsamlı ve engelleyici durumlar oluşturabilen bir çeşit farklı `var olma` durumudur. İngiltere’de yarım milyondan fazla otizmli insan vardır. Yani 100 kişide 1 kişi otizmlidir. Ulusal Otizm derneğinin verilerine göre otizmli çocukların yüzde 40`ı akran zorbalığına maruz kalır. 5 tanesinden biri okul içindeki hareketleri yüzünden okuldan uzaklaştırılır. Yetişkinlerin ise üçte ikisi gerekli olan desteği alamamaktadır. Yüzde yetmiş beşinin arkadaşı yoktur. Sadece yüzde 14`u tek basına yaşar ve tek başına yasayanların yüzde 70`i ise zorbalığa maruz kalır.

Ne kadar otizmli birey varsa o kadar çeşit otizm varyantı vardır. Çünkü hepsi tek başına özeldir. İki otizmli kişinin duyumsal, kognitif süreçleri, hayat hikayeleri, gelişme sürçleri ve IQ seviyeleri aynı olamaz. Ama paylaşılan bir ortak şey varsa o da insanlarla kurulan ilişkilerindeki ve iletişim kurmaktaki güçlükleridir.

 

Eskiden otizm teşhisi; otizimli bireyin normal bir insanla karşılaştırıldığında kendisinde mevcut olan eksikliklerine odaklıydı. Yeni tip otizm araşstırmaları ve teşhislerinde daha çok otizmin çeşitliliği ve otizmin kişiye kattığı güçler odak alınır. Yani var olan güçlü yönler kullanılarak otizmli birey nasıl bir ilerleme ve gelişme kaydedebilir diye bakılır.

heka reklam heka

Birçok insana nazaran otizmli bireyler duyumsal yetenekleri, düşünebilme ve öğrenme kabiliyetleri ve iletişim kurma konularında farklı tutum gösterirler. Bunlar gayet engelleyici özelliklerdir. Otizmli bireyler için en zor olan şeylerden biri dışarıdan bakılınca ilk bakışta normal görünme olasılıklarıdır. Otizmlerin gerektirdiği davranışı sergileyen bir çocuk dışarıdan bakıldığında yaramaz bir çocuk olarak nitelendirilebilir. Çocuğunu kontrol etmeye çalışan bir ebeveyn de disiplinsiz olarak nitelendirilebilir. Otizmde en önemli farklılıklar sensory dediğimiz duyumsal farklılıklardır. Mesela ışığa ve sese aşırı duyarlılık ya da az duyarlılık. Sensory tecrübeler otizmli kişinin acı, korku ve panik duymasına yol açabilir. Mesela çok yüksek bir korna sesi duymak gibi.

Otizmli kişilerin istedikleri kendilerini başkaları olmaya zorlanmadan  bulabilmek ve keşfetmektir. Ayrıca bunun  için gereken alanın kendilerine verilmesi ve farklılıklarına saygı gösterilmesidir. Bu gerçekleştiğinde özgüvenleri artabilir, içlerine kapanmayabilir ve yeni şeyler deneme cesaretini elde edebilirler. Bizler nasıl sosyal bir birey olmaya ve arkadaşlıklar kurmaya ihtiyaç duyuyorsak; otizmli bireyler de aynı ihtiyacı hisseder ama onların kendini ifade edebilmesi ve arkadaşlıklar kurması zordur. O yüzden onlara karsı sabırlı davranmak gerekir. Normal insanlar bir bilgiyle karşılaştığında beyinleri eski öğrenilmiş bilgiler ve tecrübeleri kullanarak; yeni gelen bilgiyi nasıl işleyeceğini otomatik olarak bilir. Otizmli kişiler hayatlarının her alanında bir şeyleri kavrayabilmek için ruhsal ve duygusal enerji kullanmak zorundadırlar. Onların bilgi işlem mekanizması otizmli olmayan kişilerden farklı isler.

Otizmli bazı kişiler kendilerinin farklı ve yalnış bir gezegende olduklarını düşünürler. Otizmli bireylere ve yakınlarına www.wrong planet.net web sitesini ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

Yaşadığımız dünyada  malesef otizmli bireyler geneleştirilip hepsi aynı kategoriye konulduğu için neler yapabilecekleri, yetenekleri göz ardı edilmekte hatta  bir şeyi başardıklarında da teşhislerinden şüphe duyulmaktadır. Olga Bogdashina’nin 8 top teorisi otizmli bireylerin durumunu çok iyi açıklar. Bu teoriye göre bir top cambazı 7 topu çok rahatlıkla oynatabilir ama bir top daha eklediğinde tüm topları düşürür. 8 topu birden oynatamaz. Otizmli kişiler de buradaki top cambazına benzetilmiştir. Çoğu zaman 7 tane topla başetmek zorundadırlar ama 1 tane daha eklendiğinde artık dayanamazlar. Sonuç olarak hızlı bir çöküş olur, içlerine kapanabilirler ya da etrafına ve kendilerine rahatsızlık ve zarar verici davranışlarda bulunabilirler.

Otizmle aynı anda var olabilen başka hastalıklar vardır. Bu hastalıklara otizimli olmayan kişilerde de rastlanır ama otizmli kişilerde rastlanma oranı daha yüksektir.

  • Duyumsal sorunlar: Mesela bir otizmli birey odayı darmadağın ediyorsa, kendini dış dünyaya kapatıyorsa duyumsal problemleri tavan yapmış denebilir. Bu kişiler aşırı anksiyete geçiriyor olabilirler. Kendilerine vurmak, etrafa tükürmek gibi davranışlar sergileyebilirler.
  • Dyslexia: Omur boyu süren bir öğrenme bozukluğudur. Bu hastalıkta bilgiyi işleme, işleme hızı, heceleme yeteneği etkilenir. Sonuç olarak kişinin okuma ve anlama becerisini etkiler.
  • Dyspraxia: Bu hastalıkta kişinin hareket ve kavrama reflexleri etkilenir. Bir görevi gerçekleştirmek için gereken tüm aktiviteleri beyin bir anda gerçekleştiremez. Bu hastalığa sahip olan kişiler sakarlıklar yapabilir ve kas kütleleri normal insanlara göre farklılıklar gösterebilir.
  • ADHD: Hiperaktivite dediğimiz ömür boyu süren nörolojik bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip olan kişiler çabuk sıkılabilirler ya da konsantre sorunu yaşayabilirler. Genelde eğitim, iş ve arkadaşlık konularında sorun yaşayabilirler.
  • Vizuel Agnozi: Norolojik olarak bilgi kaybına yol açar. Çok az rastlanmasına rağmen buna sahip olan kişiler insanların yüzünü tanımama gibi sorunlarla karşılaşabilirler.
  • Alexitihima: Duyguları sözlerle aktaramama yeteneğidir. Otizmli bireyler normal insanlar gibi aynı şeyleri hisseder ama bunu söze dökemezler. O yüzdendir ki otizmli çocukların yaptığı davranışları niye yaptığını  anlamakta güçlük çekeriz.
  • Anksiyete: Otizmli bireyde anksiyete  toplumdan görecekleri yargılama ve farklı olmanın verdiğ hislerden gelir. Kendilerinin bile anlamadığı davranışlar yapabilirler. Otizmli kişiler diş dünyayı anlamak için etrafındakilerini taklit ederler. Buda kendilerinde aşırı strese sebep olabilir. O yüzden içlerine; kendi dünyalarına kapabilirler. Otizmli bireylerin mutlaka asla yiyemeyecekleri bir yiyecek, katlanamayacakları bir ses ya da giymeyecekleri bir kıyafet olur. Tam tersi olarak sürekli yemek istedikleri bir yemek, sürekli giymek istedikleri bir kıyafet, sürekli duymak isteyecekleri bir seste olabilir. Bu istekler genelde obsesyon yani takıntı derecesindedir.

 

Otizmin erken teşhise faydası olabilecek işaretleri şunlardır:

  •  Rutin değiştirmede zorlanma:, Mesela oyundan kalkıp ders başına geçmek, tatilden çıkıp okula başlamak gibi.
  • Göz teması kurmada zorlanma
  • Konuşmaya geç başlamak
  • Sese olan aşırı hassasiyet
  • Tehlikeyi ya da tehlike oluşturacak durumları ayırt edememek
  • Arkadaşlık kurmakta zorlanmak
  • Sebebi olmayan gülme ya da ağlama
  • Bir konuya aşırı bağlanma (sürekli aynı şeyden bahsetme, obsesyon) ya da oyuncaklarla uygun olmayan şekillerde oynama.

Bu hastalıkların yanında birde ruhsal sağlık problemleri de yaşayabilirler. Mesela depresyon, takıntı, yeme hastalıkları ve kendine zarar verme gibi. Otizmli bireyleri anlamak için engellerine zorluklarına değil onların bir birey olarak farklılıklarındaki güzelliklere konsantre olmalıyız. Yıllarca bir çok Otizmli bireyle ve aileleriyle çalıştım. Onların gereken desteği alınca ne kadar ilerleme kaydettiklerini gördüm. Onlar tanıdığım en özel insanlar. Farklılıklara saygı göstermek ve bu farklılıkları cesaretlendirip kutlamak en insancıl davranış hepimiz için. Albert Einstein, Anthony Hopkins, Daryl Hannah, Charles Darwin, Bill Gates, Steve Jobs, Isaac Newton, Nikola Tesla gibi hepimizin bildiği bilim adamları ve oyuncular otizm spektrumunda olan ünlülerden bazıları. Son olarak Hans Asperger`in bir cümlesini paylaşmak istiyorum. `Öyle gözüküyor ki bilim ve sanatta başarılı olmak için biraz otizm gerekli.`

Uzman Psikolog Gülten Adıgüzel

 

Instagram: @practisingwellness

 

Otizm nedir? İngiltere’de otizmli olmak…
Yorum Yap
heka reklam heka

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Londra Gundem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!