Türkiye’de her şey vatandaşa alıştıra alıştıra açıklanır. Örneğin benzine zam yapılacaksa önce güncelleme denilir. Sonra ‘pompaya yansımayacak’ açıklaması yapılır. Bir de bakmışsınız benzine gelen zam cebinizi yakmış da haberiniz yok.
Şehit haberleri de ona keza… Rakam hep üç-beş diye başlar, gece yarısından sonra yükselir. Sabah bir uyanırsınız rakam ikili hanelere ulaşır. Günler geçtikçe de sayı gittikçe yükselir ama kamuoyunun gazı alınmıştır.
Bu alışkanlık, dünyayı kasıp kavuran Corona virüsü konusunda da vatandaşları endişelendiriyor. Vaka sayısı 100 bini, ölü sayısı ise 4 bini aşarken ve tüm komşularımız bu illetle uğraşırken, Türkiye’ye uğramadığının ısrarla tekrarlanması ‘bu işte bir bit yeniği var’ algısı yaratıyor.
TÜRKİYE’DE VİRÜS YOK!
Dünya borsaları çöküyor, spor etkinlikleri iptal ediliyor, Avrupa’da salgının büyüme endişesiyle insanlar evlerinden çalışıyor. Hatta market raflarını boşaltıp stok yapıyor. Ama Türkiye’de virüs yok! Hem de birçok ülke virüsün Türkiye üzerinden aktarmalı gelenlerde tespit edildiğini açıklamasına rağmen…
‘Virüse limon kolonyası iyi geliyor’, ‘sarımsaklı işkembe çorbası için’ ya da ‘virüsün düşmanı rakı’ gibi haberler ‘zam yok güncelleme var’ haberlerini göz önünde bulundurduğumuzda daha da korkutucu bir hal alıyor.
Kafamızda deli sorular var… Acaba tespit mi edilemiyor? Testler mi yapılamıyor? Yoksa vatandaştan mı saklanıyor? Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, yeni Corona virüs hastalığının henüz Türkiye’de görülmemiş olması ile ilgili şu soruyu sordu: “Testlere ilişkin bir sıkıntı mı var?”
Tüm bu sorulara cevap ararken bir anda en yetkili ağızlardan Corona virüsü ile ilgili önce espriler sora uyarı niteliğinde açıklamalar gelmeye başladı.
Önce AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Silivri’de kendisini bekleyenlerle tokalaşmayıp “Aslında size Corona getirmiş olabilirim… Bunun için tokalaşmayalım… Her yerde kestik tokalaşmayı…” dedi.
Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bu salgının şu anda Türkiye’de olma ihtimali çok yüksek. Ancak tespit edilebilmiş değil” açıklamasını yaptı ve ekledi; “3 saat sonra, 1 gün sonra karşımıza çıkabilir!” Bu açıklamalar sonrasında tedirginlik daha da arttı.
KRİZİ PARAYA ÇEVİRMEK BİZİM İŞİMİZ!
Tüm bunlar korkudan dudak uçuklatırken bazı uyanıklar krizi paraya çevirmenin yolunu buldu. Virüsten koruma etkisi olmayan ameliyat maskelerinin kutusu 30 TL iken 300 TL’ye fırladı. Kolonya fiyatları tarihi rekora koşuyor…
Sözcü Gazetesi Ekonomi yazarı Murat Muratoğlu tüm bu fırsatçıları ti’ye alacak bir tespit yaptı. Muratoğlu Twitter’dan yaptığı paylaşımında, “Dünya Bankası Corona Virüsle mücadele eden ülkelere 12 milyar dolar bütçe ayırınca, IMF Corona virüsle mücadele edenlere 50 milyar dolar kredi açınca… Sağlık Bakanı Fahrettin Koca; ‘Bu salgının şu anda Türkiye’de olma ihtimali çok yüksek’ açıklamasını yaptı bir anda” yazdı.
Kısa sürede on binlerce beğeni alan paylaşım endişelerimizi daha da arttırdı. Bu ironi doğru olabilir mi? Bunu elbette bilemeyiz ama krizleri fırsata çevirmek konusunda 7’den 70’e ne kadar yaratıcı olduğumuz düşünüldüğünde ‘acaba’ mı demeyenimiz var mı?
Corona ülkeye girdiyse ve infial yaratmasın, ekonomi çökmesin diye saklandıysa kabus gibi günler kapıda demektir. Şimdi tek umudumuz televizyonlara para ödeyerek çıkan popüler sağlıkçıların iddia ettikleri tedbirlerin doğru çıkması…
Reçete hazır. Yapacağımız şey belli; rakı içip, işkembeciye koşmak ve hesabı ödedikten sora kasadaki kolonyadan bol bol dökmek…
Taner Bildik








