1. Haberler
  2. Yazar
  3. Günün kitapları

Günün kitapları

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Finans, parayı elden ele geçirip sonunda kaybetme sanatıdır”

MAHFİ Eğilmez’den ÖRNEKLERLE KOLAY EKONOMİ (İngilizce baskısı: Easy Economics) Bu kitabın amacı, yalnızca ekonomiyi en basit haliyle anlatmak ve okuyan herkesin ekonomiyle ilgili söylenenleri, yazılanları, tartışılanları rahatça izleyebilmesini sağlamakla sınırlıdır. “Ekonomide ilk ders kıtlıktır. Buna göre ihtiyaçları karşılamakta kullanılan her şey kıttır. Siyasetteki ilk ders ise ekonomideki ilk dersin dikkate alınmamasıdır.” Thomas Sowell. “Bugünün krizi yarının şakası olur.” H. G. Wells.184 SAYFA.

(REMZİ KİTABEVİ)

heka reklam heka

  

Sistemin içinde kalıp kendini kaybetmemeye çalışanların iç sesi

CEM Kurt’tan ELLERİN HAMURLU KARNIN AÇ. Bu kitap, “Başardım!” diyenlerin değil, yolda kalanların ama vazgeçmeyenlerin hikâyesini anlatıyor. Hayat bazen tüm açıklığı ve gerçekliğiyle karşında durur. Çabalarsın, terlersin, elini taşın altına koyarsın ve yine de karşılığını alamazsın. İşte o anda biri çıkar ve gerçeği söyler: Ellerin hamurlu, karnın aç. Yazar bu cümleyi romantikleştirmiyor, yumuşatmıyor, süslemiyor. Aksine onun etrafında dolaşıyor; pazarda su satan bir çocuktan mağaza raflarının arasında kaybolan bir çalışana, depodan kasaya, ofisten fabrika zeminine uzanan bir hayatı tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yukarıdan değil, hele kenardan hiç değil; tam ortasından. Bu bir “Nasıl zengin oldum?” anlatısı değil, basit bir kişisel gelişim kitabı hiç değil. Bu kitap, sistemin içinde kalıp kendini kaybetmemeye çalışanların iç sesi. Başlamak neden zor? Fark edilmek neden yetmez? Bilmek mi kazandırır, dayanmak mı? İnsan, ne zaman yolun ortasında durup “Ben ne yapıyorum?” diye sormalı? Cem Kurt, tüm bu sorulara hazır cevaplar aramaktansa deneyimlerini bırakıyor masanın üstüne. Okur da içinden istediğini alıyor. Terfi alamayanlara, bekleyenlere, haksızlığa uğradığını hissedenlere, hâlâ bir ihtimal olduğuna inananlara yazılan bu satırlar bir rehber değil, bir aynadır. O aynaya bakmak da cesaret gerektirir. 176 SAYFA.
(CERES YAYINLARI)

 

Hakikatin gizlenmesi, yalanın meşrulaştırılması, hileye başvurulması

YALIN Alpay’dan YALANIN SİYASETİ- Yalanın Meşrulaştırılması, Hakikatin Önemsizleşmesi ve Hileli Akıl Yürütme Teknikleri. “Yalanın Siyaseti post-truth (hakikatin gizlenmesi, yalanın meşrulaştırılması, hileye başvurulması) denilen kavramı her yönüyle ele alıyor. Kitabı şiddetle tavsiye ederim, siyasete, medyaya bakışınız değişecektir.” Mehmet Tezkan, Milliyet, 2018. “Yalın Alpay’ın kitabını okuyun. Trump’ı anlayacaksınız. Türkiye’nin durumunu da göreceksiniz. Ülkenizi çok iyi anlayacaksınız. Ve dinlediğiniz yalanları, yalancının yüzüne çarpma isteğiniz nasıl bir karara dönüşecek, göreceksiniz…” – Erdal Atabek, Cumhuriyet, 2017. “Yalın Alpay’ın Yalanın Siyaseti adlı çok değerli kitabından yararlandım, alıntılar yaptım.” Güneri Cıvaoğlu, Milliyet, 2017.  “Yalın Alpay’ın Yalanın Siyaseti kitabının her sayfasını merakla okur ve sevinçle ‘tüketemezken’, hakikatin önemsizleş(tiril)mesinin, yalanı kabullenişten de öte, zihinsel konforumuzu korumak yönündeki yılgın talebimize çağın siyasetinin ve siyasetçisinin ürettiği bir cevap olduğu şüphesi dehşetle zihnimi sardı… Alpay’ın kitabı uyanmak ve korunmak isteyenler için hem bir çağrı hem de referans niteliğinde.” – Prof. Dr. Ahmet Kasım Han. 216 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

 

Geçmişi ve bugünüyle yüzleşmesindeki hayranlık uyandıran bir “gelişim” öyküsü

KATHRİN Schmidt’ten ÖLMÜYORSUN. 2009’da Alman Kitap Ödülü’ne layık görülen roman, felç geçirip hafızasını kısmen yitirmiş Helene’nin gözünden bir insanın dününe ve bugününe, umutlarına ve hüzünlerine, hayallerine ve hayal kırıklıklarına okuru tanık ediyor. Helene, karman çorman bir yapbozu andıran hafızasının eksik parçalarını tamamladıkça bugünün aynasına hep başka bir tablo yansıyor ve görünen bu resim bir türlü sabitlenmiyor çünkü hafızasının alacakaranlık labirentinde dolaşıp dehlizleri aydınlattıkça geçmişi, dolayısıyla aynadaki bugünü de değişiyor. Benzer bir hastalık deneyiminden geçen yazarın hafif bir mizahı da eksik etmemeyi başardığı bir “sıfır noktası” romanı Ölmüyorsun: sıfırlarla dolu bir geçmiş – sıfırı tüketmiş bir hasta – sıfırların soluna başka bir rakam yazıp sıfırdan başlamak isteyen bir kadın. İç dinamikleriyle büyüleyen, kahramanının geçmişi ve bugünüyle yüzleşmesindeki çekincesiz tutumuyla hayranlık uyandıran bir “gelişim” öyküsü. 352 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 

Osmanlı toplumundaki kadınların aile hayatları ve evliliklerinde, yaşadıkları sorunlar

MEHMET Rauf’tan GENÇ KIZ KALBİ- Günümüz Türkçesiyle. Eğitimli ve idealist bir kız olan Pervin’in en büyük hedefi, kültürlü ve modern biriyle aşk evliliği yapmaktır. İzmir’de yaşayan ve İstanbul’u zarafetin, güzelliğin, şıklığın, mutluluk ve zevkin çiçek açtığı bir şehir olarak hayal eden Pervin, aradığı aşkı bulabilmek için İstanbul’a amcasının yanına gelir. Beklentilerinin aksine, konaklarda, Boğaz’daki yalılarda, şehrin sokaklarında ve eğlence mekânlarında gördüklerinden hayal kırıklığına uğrayan Pervin yaşadıklarını, duygularını ve gözlemlerini gerçekçi ve yer yer mizahi bir üslupla günlüğüne kaydeder.  Yazar, bir kadının günlüğü olarak kitabında, bir aşk macerasından ziyade, Osmanlı toplumunda kadınların aile hayatlarında, evliliklerinde, erkeklerle ilişkilerinde ve kamusal alanda yaşadıkları sorunları dönemin siyasi ve sosyal olaylarını da arka plana alarak başarılı bir şekilde aktarmaktadır. 88 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

 

Modern insanın yalnızlığı, benliğinin çözülüşü ve güzelliğinin zehirli çekim gücü anlatılıyor

THOMAS Mann’den VENEDİK’TE ÖLÜM. Gustav von Aschenbach, disiplinine, ününe ve soylu kimliğine rağmen içindeki boşlukla yüzleşmek için yola çıkar. Venedik’e vardığında yalnızca şehrin büyüsüyle değil, ölümle yan yana ilerleyen, boğucu bir güzellikle de karşılaşır. Sıcak kumların üzerinde gördüğü genç Tadzio’nun saf ve erişilmez varlığı, Aschenbach’ın bütün bir ömrü boyunca bastırdığı arzuları uyandırır. Şehrin dar sokaklarında kol gezen salgın ve çürüme, bu “masum” bakışın yarattığı sarsıntıyla iç içe geçerken Aschenbach hayatının en keskin sorusuyla baş başa kalır: Sanatçı güzelliği yüceltirken kendi varlığını tüketir mi? Arzunun başladığı yerde akıl durur mu? Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar, bu unutulmaz klasikle modern insanın yalnızlığını, benliğin çözülüşünü ve güzelliğin zehirli çekim gücünü eşsiz bir incelikle anlatır. “Güzellik bazen kurtuluş değildir; çoğu zaman sonun ta kendisidir” diyen romanda Venedik çağırır, Aschenbach duyar, okur artık geri dönemeyeceği bir yolculuğa çıkar. Dünyaca ünlü yönetmen Luchino Vicconti tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanan kitap, akademisyen Olcay Akyıldız’ın önsözü ve dönem kronolojisiyle birlikte okur karşısında… 104 SAYFA.

(KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ)

Günün kitapları
Yorum Yap
heka reklam heka

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Londra Gundem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!