1. Haberler
  2. Yazar
  3. İstanbul’un İki Yüzü: Biri Zirve Yorgunu, Diğerinin Aklı Lyon’da

İstanbul’un İki Yüzü: Biri Zirve Yorgunu, Diğerinin Aklı Lyon’da

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Süper Lig’in kapısına bir kez daha dayandık. Ancak yeni sezona girerken İstanbul’un iki yakasından yükselen sesler ve hissettirilen atmosfer birbiriyle gece ile gündüz kadar farklı.

Haber manşetlerindeki “Dev transfer bombası” veya “İşte o imza” çığırtkanlıklarını bir kenara bırakıp, iki kulübün mevcut durumuna tamamen futbolun kendi gerçekliği üzerinden bakarsak, karşımıza çıkan tablo çok daha berrak.

Florya’da Durgun Su Tehlikelidir: Galatasaray Ne Bekliyor?

Galatasaray son yıllarda kazanmaya o kadar alıştı ki, camia üzerinde garip bir “nasıl olsa hallederiz” özgüveni, hatta yer yer bir zihinsel doygunluk hissi hakim. Victor Osimhen ve Barış Alper gibi isimlerin elde tutulması kağıt üstünde harika bir gövde gösterisi. Ancak futbol, kağıt üstündeki isimlerle değil, sahadaki acımasız tempoyla oynanıyor.

heka reklam heka

Yaz dönemindeki hazırlık maçlarında sergilenen ağır ve dağınık görüntü, sarı-kırmızılı taraftarların içini kemiren o soruyu doğuruyor: Takım lige zihnen hazır mı?

Yönetimin “kulübün geleceğini riske atmayacağız” mantığı finansal açıdan son derece rasyonel olabilir. Fakat Okan Buruk’un elindeki daralan rotasyon ve özellikle orta sahadaki yaratıcı oyuncu eksikliği bas bas bağırırken bu kadar sakin kalmak, bir strateji mi yoksa gecikmişlik mi?

Zirvede kalmak, zirveye tırmanmaktan her zaman daha zordur. Geçen sezonun ezberleri bu sezon rakipler tarafından çoktan çözüldü. Galatasaray’ın bir an önce o tanıdık, rakibi boğan baskılı oyununa dönmesi ve transfer belirsizliklerini çim sahaya dökmesi şart. Aksi takdirde ligin ilk haftalarındaki olası bir takılma, Florya’daki bu durgun suyu bir anda fırtınaya çevirir.

Kadıköy’de Akılcı Tur, Büyük Sınav: Fenerbahçe

Diğer tarafta ise Şampiyonlar Ligi 3. Ön Eleme Turu’nda Sturm Graz’ı (2-0 ve 1-0) saf dışı bırakıp adını play-off’a yazdıran bir Fenerbahçe var.

Gelen tur şüphesiz kıymetli; kalesinde gol görmeden, skoru alarak geçilen bir ön eleme süreci moral depolar. Ancak oyunu fantezilerden arındırıp okumak lazım: Fenerbahçe şu an harika bir futbol oynamıyor, sonuç odaklı ve pragmatikbir futbol oynuyor.

Milan Škriniar ve Nathan Aké’li savunma kurgusunun arkada verdiği güven, kalede Mert Günok’un tecrübesiyle birleşince ortaya geçilmesi zor bir blok çıkıyor. Hücumda ise iş sıkıştığı an sahneye çıkan bir Talisca gerçeği var. Fakat soru şu: Bu oyun Şampiyonlar Ligi lig aşaması için yeterli mi?

Önlerindeki engel artık Sturm Graz değil; Fransa’nın tempolu ve fizikli ekibi Olympique Lyon.

Sturm Graz karşısında yapılan basit geçiş hataları veya beklerin gördüğü erken kartlar, Lyon seviyesindeki oyuncular karşısında ağır cezalandırılır.
İlk maçın Kadıköy’de olması dev bir avantaj; ancak İstanbul’dan gol yemeden ve net bir skorla çıkmak, turun Fransa’daki rövanşı için tek reçete.
Son Söz

Türk futbolunun iki devi de yeni sezona farklı bagajlarla giriyor. Galatasaray, şampiyonluk yorgunluğunu ve kadro belirsizliklerini üzerinden atıp bir an önce silkelenmek zorunda. Fenerbahçe ise pragmatik oyununu bir adım öteye taşıyıp, Lyon karşısında gerçek bir Devler Ligi takımı olduğunu kanıtlamak durumunda.

Futbol dün yazılan hikayeleri çabuk unutur; haftaya düdük çaldığında iki takım için de tek bir gerçek kalacak: Bugün ne yapıyorsun?

 

İstanbul’un İki Yüzü: Biri Zirve Yorgunu, Diğerinin Aklı Lyon’da
0
heka reklam heka

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Londra Gundem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.