1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Pelin Markirt yurtdışına giden 7 gelinin hikayesini kaleme aldı: “İthal Gelinler”

Pelin Markirt yurtdışına giden 7 gelinin hikayesini kaleme aldı: “İthal Gelinler”

Göçmen yazar Pelin Markirt, “İthal Gelinler” adını taşıyan kitabında Türkiye’den yurtdışına gelin giden yedi genç kızın başından geçen hikâyeleri anlatıyor. Pelin Markirt ile geçtiğimiz günlerde yayımlanan kitabı İthal Gelinler üzerine sohbet ettik.

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
  • Kitabında Türkiye’den yurtdışına giden yedi gelinin başından geçenleri anlatıyorsun. Bu ilgi çekici konu hakkında kitap yazmak nereden aklına geldi?

Çocuktum, mahallede çok sevdiğim bir akrabamın kızı incir ağacının altında gelin oldu. İki güzel kızını henüz küçükken annesine bırakarak Almanya’ya işçi olarak gitti. Anladığım kadarıyla orada oturum ve çalışma izni alabilmek için eşinden boşanıp para karşılığı sahte bir evlilik yapmış. Yıllarca Türkiye’ye gelemedi, sonra bir izne geldiğinde onun ne kadar yıprandığını gördüm. Bir davetiye matbaasında çalışıyormuş. Bize getirdiği çikolataları afiyetle yerken, birden baş parmağı ile işaret parmağının arasındaki upuzun dikiş izi dikkatimi çekti. İş kazası geçirmiş ve elini matbaa aletine kaptırmış. Şanslıymış ki eli kopmamış. Elini öyle görünce içim burkuldu. Onun göçmenlik haline çok üzüldüm. Keyfi yerinde miydi? Değer miydi kızlarını geride bırakmaya? O, bu kadar özlem ve acı çekerken aldığı çikolata boğazıma dizildi, yemeyi o an bıraktım. İthal gelin değildi ablam, fakat bir göçmen kadın olarak hiç bilmediği bir ülkede yaşadıklarını düşünüyordum. Bu sahneden sonra, Almanya gerçekten acı vatandı benim için. Erasmus eğitimi için Hollanda’da yaşadığım sırada göçmenlere ilişkin gözlemler yapıyordum. İlk kez bir ithal gelin ile Hollanda’da bir arkadaşım aracılığıyla tanışma imkânım olmuştu. Bu kadının, eşinden şiddet gördüğünü, ayrıldığını, devletten nasıl destek aldığını kendi ağzından dinledim. Bu konuyu biraz araştırınca, bu kadınların birçoğunun “yalnız anne” olarak hayatlarına devam ettiğini gördüm. Eşlere uzaklaştırma kararları, çocukların velayetleri, mahkemeler gibi çetrefilli konular hayatıma bu noktada girdi. Kayınvalide baskısından paranoyalar geliştirenler mi dersiniz? İntihara kalkışanlar mı dersiniz? Bu durum, bende bir farkındalık oluşturdu.

 

  • Seni en çok etkileyen hikâye hangisi oldu kitapta yer alanlar arasında?

Yağmur’un hikayesi ilk göz ağrım olması ve hikâyenin ağırlığı nedeniyle beni en çok etkileyen hikâye oldu. Özellikle, kadın sığınma evine yerleştikten sonra eşi tarafından şiddet görüp odasında ölü olarak bulunan kadınla ilgili sahneyi yazarken çok zorlandım. Bilmediği bir ortamda, bilmediği insanlarla yaşarken, tamamen yabancı olduğu bir dilde bir şeyler olurken olayların merkezinde olmasına rağmen yaşananlara olan uzaklığı… Yağmur da ben de gözyaşlarımıza hâkim olamadık, birkaç gün olayın etkisinden kurtulamadım. Ortamın kasvetini derinden hissetmiştim. Onun sonraki çaresizliği ve yalnızlığı da çok yürek dağlayıcıydı.

heka reklam heka

 

  • Bu kitapla, Türkiye’de çok da konuşulmayan bir meseleye ışık tutmuş oldun. İthal gelinler göçmenliği en ağır yaşayan gruplardan biridir herhalde. Bu bakımdan ithal gelinlerin biraz ruh halinden söz edebilir misin? Neler yaşıyorlar? Ne umuyorlar ne buluyorlar?

Hepsinde en yoğun duygu özlem. Tamamı, yeni ülkeye taşınır taşınmaz bir kültür şoku yaşıyor. Havası, suyu, dili, yemekleri farklı…Bununla birlikte ister sevgili olarak ister görücü usulü ile evlensinler biriyle aynı çatı altında yaşamaya başlıyorlar. Değişimin boyutunu düşünebiliyor musunuz? Dile getirilen veya bilinç altında saklanan korkuları bulunuyor. Zaman zaman kendi arkadaşlarını, ailelerini özlüyorlar. Salt kendilerine ait olan ortamı arıyorlar. Yeni arkadaş edinmeyi, kendi olabilmeyi umuyorlar. Öte yandan, farklı kısıtlamalarla karşılaştıklarında ise adaptasyon sorunu yaşıyorlar. Özellikle, anne olan ithal gelinlerin öyküleri en zoru. Yeni eş, ülke, dil ve kültür derken bir anda bedensel değişimlere maruz kalıyorlar. Bunun psikolojik yükü çok ağır olabiliyor, hele de anne adayı anne olmaya hazır değilse. Maddi olarak güçlü olmayı hayal ediyorlar ancak gerçek şu ki eşleri sektör bağımsız çok çalışmak zorunda, uzun mesai saatleri ile karşı karşıya kalmaları, ithal gelinleri daha da yalnızlığa sürüklüyor.

 

  • Görüşmecilerin kitabın çıktığından haberdarlar mı? Nasıl tepki verdiler?

Başından sonuna kadar kahramanlarımla iletişimi en üst düzeyde tuttuk, onlarla bağımız hiç kopmadı. Sağ olsunlar kitabın süreçlerini çok yakından takip ettiler. Kadın dayanışmasının bir ürünü olması sebebiyle kahramanlarımda en belirgin duygu; memnuniyet ve tatmin. Oldukça heyecanlılardı, basılmasını sabırsızlıkla beklediler. Açıkçası, onların bu özverisinden sonra hikayeleri yazıp bitirdikten sonra bastırmayı onlara bir borç bildim. Hem kendi hikayelerini hem de diğer kahramanların hikayelerini bir an evvel okumak istiyorlardı. Kitabımızın dünyanın birçok yerine ulaşacak olması da kahramanlarım için eşsiz bir deneyim. Ayrıca, kahramanlarımla görüşmelerimizde ve yazışmalarımızda hep ‘kitabımız’ diye söz ettiğim için kitabın bir parçası olma ve aidiyet duygusunu tam anlamıyla yaşadıklarını aktardılar bana. Belki akademik çalışmalarda değinilen göçmenlik olgusunun ‘ithal gelinler’ perspektifinden ele alınması da onlara göre dokunulmamış alanlara dokunduğumu düşündürmüş. Kapak tasarımını kendisine gönderdiğimde gözyaşlarına boğulan da oldu, kitabı postalamak için adreslerini sorduğumda mutluluktan konuşamayan da…

 

Pelin Markirt’in İthal Gelinler adlı kitabını,

 

Pelin Markirt yurtdışına giden 7 gelinin hikayesini kaleme aldı: “İthal Gelinler”
Yorum Yap
heka reklam heka

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Londra Gundem ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!