Sığınmacılar, ulusal kısıtlama sırasında İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile oturumlarını beyan etmek için kilometrelerce yol gitmek zorunda kaldı.
Sığınmacılar ve insan ticareti mağdurları, İngiltere’nin ikinci karantina kararı sonrası, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin şahsen rapor vermeye devam etmeleri gerektiğini söylediklerinden dolayı toplu taşıma araçlarıyla millerce seyahat etmeye zorlanıyor.
Modern kölelik kurbanları ve işkence mağdurları da dahil olmak üzere İngiltere’de kalma başvurularına ilişkin bir karar bekleyen kişilerin, düzenli olarak bir İçişleri Bakanlığı bildirim noktasında oturumlarını beyan etmeleri gerekiyor. Ancak pandemi devam ederken ve kısmi de olsa sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle bu insanlar çok büyük zorluk yaşıyorlar.
Bu gereklilik, salgın nedeniyle Mart ayında geçici olarak askıya alındı, ancak Ağustos ve Eylül aylarında İçişleri Bakanlığı, “Covid kısıtlama önlemlerinin hafifletilmesi nedeniyle tekrar şahsen rapor vermeye başlaması gerektiğini belirten metinler gönderdi.
5 Kasım’da, hükümetin ikinci bir tecrit duyurusu yaptığı – insanlara mümkün olduğunda “evde kalmalarını” söyleyen – raporlama koşullarına sahip göçmenler, İçişleri Bakanlığı’nda şahsen imzalamaya devam etmeleri gerektiği konusunda bilgilendirildi.
Danışmanlığını yaptığım bazı sığınmacılar yaşadığı mağduriyeti bana anlatı… Hala imzalamak için seyahat etmeleri gerektiği konusunda şok olduklarını ve virüse yakalanmalarına yol açabileceğinden korktuklarını söylediler.
Hele bir tanesinin serzenişi çok kayda değerdi: “Kızım, insanlarla temas edeceğim için neden dışarı çıktığımı soruyor. Bu çok saçma. Sırf bu nedenle enfekte olabilirim. Bunu beş ay önce yaptılar. Neden şimdi yapamıyorlar? İnsanlardan böyle bir şey istemek mantıklı değil Ya bu nedenle bana virüs bulaşır ve ben bu virüsü yayarsam? Bunun sorumlusu kim olacak? Hiç mantıklı değil. ”
Yaşanan ‘haksızlıklar’ içler acısı… Bu zor süreçte zaten zor yaşamlar süren sığınmacıların hastalıkları hiçe sayılıyor…



